Aralık, 2005 Arsivi
Geçen günlerde internette sörf yaparken, www.sevivion.com adlı yahudi cemaatine ait bir sitede rastladığımız ve çok beğendiğimiz bir yazıyı paylaşmak istedik.
Evlilik
Mutlu bir evli çift, iki kumruya benzetilebilir. Kumruların özellikleri nelerdir:
1) Kumru hiçbir zaman eş değiştirmez
2) Kumru hiçbir zaman başkasının yuvasına girmez
3) Kumru kolay memnun olur
4) Kumru kendini içinde bulunduğu duruma uyarlar
5) Kumru aynı zamanda iki kanatla süzülmez; bir kanadını dinlendirir ve diğerini çırpar. Böylece asla terk etmeme özelliğini gösterir.
“Erkeğin Yalnız Kalması İyi Değildir” (Bereşit)
Aralık 27th, 2005
by admin
Cumartesi sevgili eşimi işine uğurladıktan sonra sabahın köründe Microsoft’un Flight Simulator’u ile harcadığım saatler sonucunda uçağın take-off ve landing olaylarını başardım. Eşim geldikten sonra alış-veriş ve yemek gibi rutin şeyleri hallettik ve sonra hafif gergin bir ortamda film izleyip stress atmaya çalıştık ve fakat …
Aldığımız DVD çalışmadı, VCD ise çok kalitesiz çıktı. Değiştirdik… Değiştirdiğimiz DVD Almanca dublajlı “Flight Plan” ‘ın ingilizce alyazısının üstüne Tükçe altyazı yapıştırılmış şekli çıktı, VCD ise kaliteliydi fakat Ferhan ?ensoy ustamızın gördüğüm en kötü eseriydi ve sonuçta biz de lanet filmleri seyretmemek üzere rafa kaldırdık. Haftasonunun bir gününü kötü kapatmak üzereydik. Ta ki saat 23:45′de arkadaşlarımız bizi arayıp mangal sucuk partisi verdiklerini söyleyene kadar.
Hemen içecek bişeyler kapıp, çocukların üzerinde futbol oynadığı, o gün karla kaplanmış olan geniş alanda, mangalın başında yerlerimiz aldık. Muhabbet sohbete arkadaşlarımızın evinde çay içerek devam ettik.
O günü saat 03:00′de noktalayabildik.
Aralık 26th, 2005
by admin
Uzun süredir sabit bir bilgisayarı olmadığından gelin hanım bir türlü siteye bağlanıp yorum yapamıyordu :)) ama artık yeni iş yerinde yeni bir bilgisayarı var şimdi ona yeni bir şifre ayarlamamız gerekiyor.
Bu arada haftansonu dekore ettiğimiz çocuk odası adıyla bilinen ama bizim çalışma odamız olan ufak oda Cumartesi günü gelen iki kitaplık ve bir adet çalışma masasıyla süper bir oda haline geldi. Odam odam güzel odam diyorum başka bişey demiyorum. En kısa zamanda buradan resimlerini de yayınlayacam.
Aralık 19th, 2005
by admin
Sevgili eşimin yeni işini çok sevmesi ve mesaiye bile kalırım demesi üzerine birkaç alıntı söz :
-İşinizin çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu sinirlerinizin ciddi biçimde bozulduğunun en açık göstergesidir. (Bertrand Russell)
-İşini her şeyden önemli sayarak günde sekiz saat çalışan, sonunda çalıştığı yerin başına geçer ve günde aynı hızla yirmi dört saat çalışmaya mahkum olur (Robert Frost)
-Mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektedir. (Edward Newton)
-Bitap bırakan günlük yaşam, ancak bir aptalın karşılaşabileceği bir hayat krizidir. (Anton Çehov)
-Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L.P.Smith)
-Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür. (Irwin Edman)
-Babam bana çalışmayı fakat işin esiri olmamayı öğretti. ?imdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve gülmenin iş kadar hatta ondan da önemli olduğunu biliyorum. (Abraham Lincoln)
-Boş zamanı iyi değerlendirmek, çok ciddi bir sorumluluktur. (William Russell)
-Yeterli zamanim yok deme. Büyük insanlarin da günleri 24 saattir… (Can Dündar)
Aralık 15th, 2005
by admin
Pazar günü izlediğimiz film ise hayatımda seyrettiğim en iyi filmlerden bir tanesiydi. En az 3-4 kez daha izlenebilir. Türkçe adı “Aşkın gücü” ama aynı adla bir düzine film olduğu için orjinal adı ile aramanız faydalı olur. “What dream may come” Robin Williams.
Filmde; aşk, bilim kurgu, korku, trajedi ne ararsanız var, görsel efektler mükemmel. DVD olarak aramanızı tavsiye ederim.
“Hissettiklerimiz gerçektir, fiziksel olanlar ilüzyon.”
Aralık 12th, 2005
by admin
Haftasonu kayınvalidem ve kayınbiraderim bizdelerdi. Güzel bir akşam yemeğinden sonra ?ener ?en ve Meltem Cumbul’un başrollerini oynadığı “Gönül Yarası”nı seyrettik. “Eşkıya”dan etkilendiğim kadar etkilenmesem de iyi bir film diyebilirim. Filmden güzel bir sahne aktarayım.
Nazım Öğretmen (?ener ?en), Dünya’yı (Meltem Cumbul) doğum gününde bir türkü bara götürür. Barda Aynur Kürtçe bir türkü okumaya başlar. Kendisi de pavyonlarda türkü okuyan Dünya şarkının sözlerini anlamasa da duygulanıp ağlamaya başlar. Bu sırada Aynur türküyü söylerken Nazım Öğretmen Dünya’nın kulağına türkünün türkçesini mırıldanır.
Dağların inciri,dağların güzeli
Sen incir ağacısın, gam götürensin
Güller içindesin, güller içindesin
Gelin damadın yüreğidir
İncirimiz karadır, güzelimiz esmerdir
Gelin ne güzel, ne görkemlisin
Sen incir ağacısın, dert alansın
Aralık 12th, 2005
by admin
Bugün kumaş üretimi ve ihracatı yapan bir firmada işe başlayan hayat arkadaşımı, canımı, ciğerimi tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
Aralık 5th, 2005
by admin